25 Mayıs 2012 Cuma

LENNY KRAVITZ TOMS İÇİN TASARLADI


Toms 2012 bahar koleksiyonunda Lenny Kravitz'in tasarımları da yer alıyor.Renkli modellerin olduğu koleksiyonda Lenny Kravitz'in 'Let Love Rule' şarkısının şarkı sözleri de bulunmakta.Toms markasının kurucusu ve kreatif direktörü Blake Mycoskie ve rock yıldızı Lenny Kravitz bu ortak projeden çok memnun olduklarını belirttiler. Lenny Kravitz markayı çok beğenmesinin ayakkabıların kaliteli malzemeden yapılmasının dışında verdiği sosyal mesaj  ve ihtiyaç sahiplerine ayakkabı sözü vermesi olduğunu söyledi.






images from internet

24 Mayıs 2012 Perşembe

Aradığınız Emlak Hurriyetemlak.com'da!

Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan www.hurriyetemlak.com, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor.

Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz www.hurriyetemlak.com, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı mutlaka bulma olanağı sağlıyor.

İlanlarda okul, hastane, restoran, alışveriş merkezi gibi çevre bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Video desteğiyle gayrimenkulü içindeymişcesine izleyebiliyorsunuz. Baktığınız evin ya da iş yerinin net konumunu harita üzerinde görebiliyorsunuz.

Bu kadar kolaylık ve çok seçenek varken www.hurriyetemlak.com’da, aradığınız emlağı ya da emlağınızın talibini bulmanız an meselesi!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

AMSTERDAM TATİL NOTLARI

Geçen hafta perşembe -pazar gittiğim Amsterdam tatilimden bahsetmek istiyordum ancak şimdi fırsat bulabildim.Öncelikle şunu söylemeliyim perşembe-pazar Amsterdam için ideal ,her yeri dolu dolu üç günde gezebilirsiniz.Otel olarak da Hotel Nes,Hotel Doelen ve Hotel Estherea denenmiştir güzel ve kanal manzaralı.Ama herzaman Amsterdam da ki evlerin içlerini merak etmişimdir acaba yaşam nasıl olur evler nasıl bu kadar dipdibe ve dar binaların içi nasıldır acaba diye evet bu merakımı da bu tatil de giderdim:)Bu sefer otel de değil Amsterdam da yaşayan bir arkadaşımızın evinde kaldık.Çok keyifliydi, kutu gibi bir ev:)Alışık olmadığımız bir tarz ama çok şirin.Kalabalık bir arkadaş grubuyla gidiyorsanız evde kiralayabilirsiniz hem daha ekonomik olur hem de ev ortamı keyifli olabilir.




Amsterdam da nerelere gidilir,nerede yenir, neler yapılır biraz bahsetmek istiyorum.Öncelikle söylemem gerek bisitlet şehri Amsterdam da ulaşımı bisikletle sağlayabilirsiniz.Her yere rahatlıkla bisikletle gidebilirsiniz park derdi yok şehir bisikletlere göre düzenlenmiş,yayalardan bile öncelikleri var:)Karşıdan kaşıya geçerken mutlaka önce bisikletlilere yol verin ben yayayım durmaları gerekir diye düşünmeyin sakın, durmak ne kelime frene bile basmıyorlar:)
İkinci ulaşım şekli olarak tramvay çok yaygın.Saatlik veya günlük biletlerle istediğiniz yere rahatlıkla gidebilirsiniz.Ama önemli bir hatırlatma biletlerinizi tramvaya binerken ve inerken mutlaka okutmanız gerekiyor yoksa biletler geçersiz sayılıyor.Denenmiştir birkaç bilet ziyanından sonra olayı çözdük:):)
Havaalanından şehir merkezine trenle veya taksiyle ulaşabilirsiniz.Taksiyle şehir merkezi 40 euro tutuyor.Otellerden şehir haritasını alabilirsiniz.Haritalarda nerden hangi tramvay geciyor yazıyor oradan çok rahat takip edebilirsiniz.











Amsterdam da yapılacakları zaman sırasına koyarsak sabah kahvaltıdan başlayalım; favori mekanım Bagel&Beans bagellerı ve farklı tatlarda ki creamcheese leri muhteşem.Amsterdam da güne başlamak için güzel bir tercih.Amsterdam da 14 tane Bagel and Beans varmış.Ben sadece iki tanesi denedim.Biri Opera binasının arkasında Waterlooplein 6-10 'da  diğeri de Keizersgracht 504'de.
Bir diğer kahvaltı seçeneği de Singel caddesi üzerinde ki Singel 404,yalnız küçük bir mekan çok geç gitmemek lazım.Haftasonuları 10-11 den önce açılmıyor.
Bir de Nine Street de çok güzel şirin cafeler var , onlardan herhngi birini de deneyebilirsiniz.
Ama biz 3 gün boyunca tercihimizi Bagel and Beans den yana yaptık ve bir günüm daha olsa yine orda yerdim:)
       Kahvaltıdan sonra güne mutlaka yapılması gereken Tekne turuyla devam edebilirsiniz.Museumboot Central Station,Prinsengracht,Leidseplein,Herengracht'ta duruyor.Ayrıca şehirde ki müzelere yarı fiyatına girmeyi sağlıyor.Müze demişken, Van Gogh Müzesi mutlaka görülmeli.Müze Paulus Potterstraat 7 adresinde.Birkaç bina ilerisinde de Stedelijk Museum var (Paulus Potterstraat 13). Rijksmuseum'e (Jan Luijkenstraat 1) gidebilirsiniz.Anne Frank Evi; (Prinsengracht 267) II.Dünya Savaşı'nda küçük bir çocuk olan Anne Frank'ın günlüklerini yazdığı bu evi ziyaret edebilirsiniz.
       Gün içinde soluklanmak için Brown Cafelere yani kahverengi kafelere gidebilirsiniz.Yıllar yılı içilen sigaraların duvarları bu renge boyamış olmasından dolayı bu ismi almışlar.İster birşeyler atıştırmak için girin ister birşeyler için ama uğramadan geçmeyin.Bunlar arasında  Herengracht üzerinde ki Cafe Herengracht, Singel üzerinde ki Cafe Dejaren veya Cafe Van Puffelen ve Prinsengracht 2'de ki  Papeneiland size önerebileceklerim arasında.
       Galeri gezmek isteyenler için de Galeri Ra( Vijzelstraat 80) takı sergileri olmakta bir de Louise Smit Gallery (Prinsengracht 615) önerebilirim.
       Coffeshop'a gitmek isteyenler için de kesinlikle Bull Dog lara gitmeyin.Daha sokak arasında turistik olmayana lokal mekanları tercih edin derim.
       Evet gezmeye devam bu kadar dinlenmek yeter:) Çiçek pazarına (Bloemenmerkt) uğrayabilir,hediyelik lale soğanlarından alabilirsiniz.Jordaan, şehrin batı yakasında ara sokaklarda kaliteli ve lokal butikler bulabilirsiniz ayrıca bu bölgede galeriler de var.Joordan'da ki Noordermarkt'ta ikinci el eşyalar bulabilirsiniz.Ayrıca bu bölgede ki Haarlemmerstraat'ta da birçok alışveriş yapılacak dükkan bulunmakta.Leidsestraat'tan Keizergracht üzerinden Dam Meydanına doğru giderseniz birçok mağaza görebilirsiniz.Dam Meydanı'na gelince de hergün canlı performans sergileyen sokak göstericilerine bakmadan bir resim çekmeden geçmek olmaz:)Dam Meydanı'nda ki Nieuwe Kerk (yeni kilise) arkasında Magna Plaza'ya veya Dam üzerinde ki Bijenkorf'a (bu mağazada fiyatlar uçuk bilginize) da alışveriş için uğrayabilirsiniz. Pc Hoofstraat, ünlü tasarımcıların mağazalarının bulunduğu bir cadde.Burası ayrıca müzeler bölgesi arka caddesinde Van Gogh Müzesi bulunmakta.Ayrıca meşhur "I amsterdam " yazısıda bu caddenin bir iki yan caddesinde bulunmakta oraya gidip o yazının altında da resim çektirebilirsiniz.Nine Streets'te; kıyafet ,antika ve dekorasyon mağazaları bulunuyor.Nine Streets, Prinsengracht'la Herengracht'ı Raadhuisstraat ve Leidsegracht arasında bağlayan bölgeye verilen ad.Waterlooplein Opera binasının tam arkasında ki cadde de bit pazarı bulunuyor.Ayrıca bu bölge de birçok ikinci el dükkan bulunmakta.Hotel Doelen'in arka sokağında ki Oude Trufmarkt da ki sahaflardan zevkinize göre güzel kitaplar bulabilirsiniz.Utrechtsestraat üzerinde de küçük küçük şirin dükkanlar var.Antikalar için de en iyi yer  Rijks müzesinin yakınları da ki Spiegelgracht çevresidir. Bir de Hollanda'nın peyniri var :)Süpermarketlerden,sokak pazarlarından veya özel peynir dükkanlarından mutlaka peynir alınmalı.Gerçekten çok lezzetli.Baharatlı ve tütsülenmiş olanları tavsiye ederim,deneyin. Bu arada Amsterdam'da dükkanlar 10.00'dan - 18.00'e kadar çalışıyor.
           Alışveriş de yaptık mağazalar da kapandı ,havada kararmaya başladı.Red Light'tan geçmeden olmaz.Sex showlara girmek isteyenler için birçok seçenek var ve fiyatlar 35euro.
           Şimdi birşeyler yeme zamanı.Red light'ın hemen arkasında Zeedijk 72-74' de çok ünlü bir Asian restoran olan Bird'e keyifli bir thai yemeği yiyebilirsiniz.Mekan da yemekler de gayet güzel ve bol kepçe yasmin pilavi var:) Utrechtsestraat 124 'de ki bir ispanyol tapas olan Pata Negra'yı şiddetle tavsiye ediyorum.43 çeşit tapası olan bu restoran bence Amsterdam'ın en keyifli mekanlarından biri.Akşam üzeri dolmaya başlayan mekanda yer bulmak zor olabiliyor  oyüzden rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim veya  öğlen saatlerinde gidebilirsiniz.Dışarıdan çok salaş bir restoran ama sakın aldanmayın ve oturmadan geçmeyin.Denediğimiz her tapas birbirinden lezzetliydi.Yanında mutlaka Sangria ve sonrasında da Mojitonuzu için:)Hmmm yazarken bile ağzım sulandı.Mekanın ve masamızın resimlerini bir sonraki yazımda paylaşacağım.Yemek için tavsiye edebileceğim bir diğer mekan da Rose's Cantina (Reguliersdwarsstraat 38-40) mexican tarzda ki bu restoranın yemekleri ve Mojitosu denenmeli.
            Karnımızı doyurduk gece napıcaz diyenlere klasik turist mekanı olan Supper Club var ama pek önermiyorum.Onun yerine Jimmy Woo'yu (Korte Leidsedworsstraat 18) tavsiye ederim.Rezervasyon yaptırmanız gerekiyor kapı da rezervasyonsuz zorluyor.Amsterdam'ın şık mekanlarından biri.İster yemekli gidebilirsiniz ister yemek sonrası tercih sizin.Giriş 15 euro.Perşembeden pazara her gece farklı bir event oluyor.Amsterdam'da genelde mekanlar hardcore club tarzında.Birkaç mekan ismi vermek gerekirse Club Air, Club Paradiso(Leidesplein'de) ve Clun Panama . Reguliersdwarsstraat üzerinde Door74 Coctail Bar gitmedim ama güzel ve popüler bir mekan olduğunu notlarıma almışım.Buraya da rezervasyon gerekiyor ve kokteyleriyle ünlü bir barmış.Club Trouw (Wibautstraat 131) restoran ve gece klubu,salıdan cumartesiye kadar açık.Dj performansları yapılmakta.
          Vayy be uzun bir yazı oldu saatte epey geç olmuş.Ama kaç gündür yazmak istiyordum şuan son cümlelerimi yazıyor olmaktan çok memnunum:)Bu arada ben Mayıs ayında gittim ve havanın güzel olacağını düşünerek ince kıyafetler aldım yanıma siz siz olun yanınıza bir iki tane de olsa kalın birşeyler alın benim gibi donmayın:)Bu yazımın Amsterdam'a gidecekler için faydası olacağını düşünüyorum.Ben çok eğlendim size de iyi eğlenceler:)





17 Mayıs 2012 Perşembe

NELLİ GAVRİYELOĞLU 'YOL' TAKI SERGİSİNDEN KARELER

Sevgili Hocam Nelli'nin takı sergisinden bahsetmiştim.3mayıs günü açılan sergi 27 mayıs'a kadar devam etmekte.İlgilenenlerin uğramasını tavsiye ederim.Sergi,Galata'da Avusturya St.Georges hastanesinin arka kapasının olduğu sokağın içinde Schneidertempel sanat merkezinde .'YOL' takı sergisinden birkaç görseli sizinle paylaşmak istedim.Elinize sağlık Hocam.
















ŞİRİN Mİ ŞİRİN RESİMLER

Derin'in okulunun bahçesinde resim sergisi açıldı ve miniklerin, minik ellerinden çıkanlar bir  şahane:)Canım kızımın yaptığı resimler de çok şirin değil mi?





16 Mayıs 2012 Çarşamba

KIEHL'S VE ÜNLÜLER ÇOCUKLAR İÇİN ELELE

KIEHL’S İÇİMDEKİ ÇOCUK SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ ADINA
ÜNLÜLER ÇOCUKLAR İÇİN ELELE VERDİ!

12 Ünlü isim kiehl’s markası için Ultra Facial kapaklarını tasarladı ve buradan sağlanacak gelir koruncuk vakfındaki çocuklarımıza bağışlanacak.


Kiehl’s bu yıl tüm dünyada ve Türkiye’de 160. Yılını kutluyor.
En önemli misyonu dünyanın neresinde olursa olsun içinde bulunduğu topluma katkıda bulunmak olan Kiehl’s;  projelerini tüm dünyada Çocuk, Aids ve Çevre başlıkları altında topluyor.
 Bu uğurda 160 yıldır yüzlerce proje gerçekleştiren Kiehl’s 2012 yılında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilk kez özel bir proje ile çocuklara yardım eli uzatıyor.
Yöntem PR danışmanlığında; 160. yıl konsepti için 13 ünlü isimle birlikte “İçimdeki Çocuk” projesine imza atmak için bir araya gelindi.
Kendi alanlarında ilklere imza atan birbirinden değerli; Deniz Akkaya, Sibel Arna, Ceyla Aysal, Tuvana Büyükçınar, Aslı Ekşioğlu, Tansa Mermerci Ekşioğlu, Harika Güral, Işın Görmüş, Michele Kafar Gültan, Ebru Şallı, Ece Şirin, Yalın, Selçuk Yöntem gibi önemli isimler bu projeye  destek vermek için aynı çatı altında toplandı. Bu vesileyle ünlüler hem yaratıcılıklarını sergileyerek tasarımlarını paylaştılar hem de içlerindeki çocuğu ortaya çıkaran masal kahramanları olarak kamera karşısına geçtiler. 
Çocuklara yardım kampanyası adına birlik olan bu 13 ünlü isim “Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı” bünyesindeki Koruncuklar için, Kiehl’s Ultra Facial Cream ambalajları üzerine içlerindeki çocuğu çizdiler.
Kiehl's kendi alanında bir ilke imza atarak  tasarımların yer aldığı Ultra Facial Cream’i  Mayıs ayında satışa sunuyor olacak.
Kiehl’s ünlü isimlerin imzasını taşıyan bu ürünlerin satışıyla elde edilecek olan gelirin büyük bir kısmını Koruncuk Vakfına bağışlayarak korunmaya muhtaç çocuklara elini uzatıyor.
Geleceğe destek vermek ve içinizdeki çocuğu yaşatmak adına siz de Koruncuk’lara el vermek isterseniz 0212-274 95 45 numaralı vakıf telefonunu arayabilirsiniz.
Bu projede emeği geçen herkese başta destek veren ünlüler ve basın kuruluşlarına teşekkürü borç biliriz.




13 Mayıs 2012 Pazar

En Yaratıcı Anneler Günü Hediyesini mi Arıyorsunuz?

Anneler Günü’nün en yaratıcı hediyesini aramanıza artık gerek kalmadı. Vestel'in bu yılki Anneler Günü’ne özel tasarladığı Anne Bak N’aptım Facebook uygulamasıyla, annenizin sevinç gözyaşları garanti :)

Malum, sosyal medyanın popülerliği arttıkça, “kaç yaşında olursa olsun, yeter ki gözümün önünde olsun” diyen annelerimiz, Facebook’ta da “arkadaşımız” oldular. Bir hesap açar açmaz da genelde yaptıkları ilk iş, profil ya da kapak fotoğraflarına biricik evlatlarının resimlerini koymak oluyor.

İşte buradan yola çıkan Vestel, Facebook sayfasındaki Anne Bak N’aptım uygulaması ile kullanıcılara, Anneler Günü’nü Facebook’ta “anne stili” kutlama şansı veriyor.  Vestel'in bu uygulamasıyla, Anneler Günü kutlamanızı Facebook kapak resminize taşıyıp, annenize olan sevginizi dünyaya ilan edebiliyorsunuz. İsterseniz kendi annenizin fotoğrafını şablonlara yerleştirerek kendinize özel bir tasarımla, isterseniz de önceden hazırlanmış tasarımlardan birini kullanabiliyorsunuz.

Üstelik, annesi için tasarım yapanlar çok özel bir indirime de hak kazanıyor. Bu Anneler Günü’nde annesine en yaratıcı hediyeyi vermek isteyenler buraya:

http://gid.io/AnneBakNaptim

Bir bumads advertorial içeriğidir.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

ÇOCUKLAR İÇİN OYUN HAMURU TARİFİ

Oyun hamurundan keyif almayan çocuk var mıdır? Sanmam...Çocukların hem el kasları hem de hayal gücü gelişimi için çok faydalı olan oyun hamurları onları oyalamak için de bire bir.Hatta miniğinizle beraber oynarken kendiniz bile farkında olmadan hamurun cazibesine kapılıp gidebilirsiniz..Hatırlıyorum da Kartalkaya tatilinde Derin ve Kerem'i oyun hamuruyla oyalayalım derken bir baktım ki onlar haric masadaki tüm büyükler hamurdan bir parça almış şekil vermeye çalışıyor.Sonraa heyyy ne oluyor bize dedik de tekrar Derin ve Kerem'e yoğunlaştık:)Neysee:)
Bu yazımda size ev yapımı oyun hamurlarından bahsedeceğim.Özellikle de küçük çocuklara ağzına atar mı acaba diye hazır oyun hamurlarından vermek istemiyoruz.Ama ev yapımı hamurla bu endişeye pek gerek yok sanırım.Sizin de denetiminizde ki bu zararsız ve keyifli oyunla, miniğinizle beraber yaratıcılığınızı konuşturun.2yaş ve üzeri çocuklar oyun hamuru hazırlarken size yardım edebilirler.Renklerin karışımı ilgilerini çekebilir ve çocuğunuzla beraber keyifli ve kaliteli zaman geçirmiş olursunuz.Yumuşak ve dayanıklı bu tarifi kullandıktan sonra buzdolabı poşetlerine sararak  saklayabilir ve birkaç sefer kullanabilirsiniz.İyi Eğlenceler:)

Malzemeler:
2 bardak un
2 bardak su
1 bardak tuz
1çay kaşığı ucuyla gıda boyası (istediğiniz renkte)
1 tatlı kaşığı tartar (Aktarlarda bulabilirsiniz)
1 tatlı kaşığı zeytinyağ

Hazırlanışı:
*Tencereye bütün malzemeyi koyup kariştiriyoruz
*Ocağa koyup kısık ateşte hamur kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz.Elinize yapışmadığı noktada olmuş demektir.
*Katılaşınca ocaktan alıp biraz ılıyınca yoğuruyoruz.
*veee oyun hamurunuz hazır.

Artık gerisi miniğinizin yaratıcılığına kalmış.:)

7 Mayıs 2012 Pazartesi

MINT GREEN TREND

Bu sezon heryerde neon renkleri görür olduk.İçimiz kıpır kıpır olmaya başladı yazın bu rengarenk capcanlı renkleriyle...Neon  renkler çok moda ama bir de pastel renkler var onları da unutmamak lazım.Neon renklerin o cart etkisini biraz yumuşatacak çok güzel bir renk var bu sezon vitrinlerde sokaklarda...su yeşili diğer bir adıyla mint yeşili yani mint green:)İngilizce okadar günlük hayata girdi ki yeni trendleri konuşurken su yeşili deyince tam rengi bazen anlayamıyoruz bile ama mint green dediğimiz de haaa tamam anladım hangi renk olduğunu diyoruz.Evet mint green heryerde kıyafette ,aksesuarda, kırtasiye eşyalarında, mobilyada, mutfak malzemelerinde, hayatımızın her köşesinde.Ben de biraz bu renkle ilgili görsellere bakayim dedim ve kendimi sadece giyimle sınırlamak istemedem şöyle ortaya karışık birşeyler olsun istedim.Kendimizi bu güzel rengin büyüsüne kaptıralım istedim.